Günlük Plan Örneği
Gönderen
özlem
on 9 Ocak 2010 Cumartesi
/
Comments: (0)
GÜNLÜK PLAN
SOSYAL-DUYGUSAL ALAN
Amaç 11:Estetik özellikler taşıyan ürünler oluşturabilme.
Kazanım 1:Estetik bedensel hareketlerle yürür/dans eder.
DİL ALANI
Amaç 4:Kendini sözel olarak ifade edebilme
Kazanım 2:Sohbete katılır.
Kazanım 7:Duygu, düşünce ve hayallerini yaratıcı yollarla açıklar.
Amaç 5:Dinlediklerini çeşitli yollarla ifade edebilme
Kazanım 5:Dinlediklerini resim, müzik, drama, şiir, öykü vb. yollarla sergiler.
BİLİŞSEL ALAN
Amaç 3:Dikkatini toplayabilme
Kazanım 2:Dikkatini nesne/durum/olay üzerinde yoğunlaştırır.
Amaç 9:Nesneleri sayabilme
Kazanım 4:Gösterilen belli sayıdaki nesneyi doğru olarak sayar.
ÖZBAKIM BECERİLERİ
Amaç 1:Temizlik kurallarını uygulayabilme
Kazanım 2:El, yüz ve vücudun diğer kısımlarını uygun biçimde yıkar.
ETKİNLİK SÜRECİ
Serbest Zaman Etkinliği
ÖB A:1 K:2
Öğretmen çocuklarla nasıl oldukları hakkında sohbet eder.Çocuklar ilgi ve isteklerine göre köşelere yönlendirilir.Serbest zaman etkinliğinin bitişiyle birlikte çocuklar sınıfı toplarlar, kahvaltı için temizlik ihtiyaçlarını giderirler.Kahvaltı masasının hazırlanmasına yardımcı olurlar.
Sanat Etkinliği /Drama
DA A:4 K:2,7 BA A:3 K:2
Çocuklar yarım ay şeklide otururlar.Öğretmen resimleri tek tek çocuklara gösterir.Ve resimlere bakarak hikaye oluşturacaklarını anlatır.Ardından resimler çocukların rahatça görebilecekleri yere koyulur ve hep birlikte hikaye oluşturulur.Daha sonra hikayedeki roller çocuklara dağıtılarak hikaye dramatize edilir.
Oyun Etkinliği
SDA A:11 K:1
Çocukların, çalınan müziği dinleyerek, müziğin ritmine göre dans etmeleri, hareketlerle o müziği ifade etmeye çalışmaları istenerek, sınıfta dinledikleri müzik çeşitlerinden örnekler dinletilir.Çocuklar değişen müziğin ritmine göre doğaçlama yaparlar.
Müzik Etkinliği
DA A:5 K:5
“Paytak Ördek” şarkısı söylenir.
Paytak paytak yürürsün
Sen ne tatlısın
Bazen gölde yüzersin
Bazen uçarsın
Ördek haydi gel konuş vak vak vak vak vak
Haydi bir şarkı söyle vak vak vak vak vak
Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları
BA A:9 K:4
Öğretmen çalışma dergilerini çocuklara dağıtır.Öğretmen ”3 köpeğin yanına 1 köpek daha geldi.Gelen köpeği boyayın.Kaç köpek olduğunu söyleyin.4 sayısının çizgilerini tamamlayın.4 tane olanları daire içine alın” yönergesini kullanarak çocukları yönlendirir.
Değerlendirme
SOSYAL-DUYGUSAL ALAN
Amaç 11:Estetik özellikler taşıyan ürünler oluşturabilme.
Kazanım 1:Estetik bedensel hareketlerle yürür/dans eder.
DİL ALANI
Amaç 4:Kendini sözel olarak ifade edebilme
Kazanım 2:Sohbete katılır.
Kazanım 7:Duygu, düşünce ve hayallerini yaratıcı yollarla açıklar.
Amaç 5:Dinlediklerini çeşitli yollarla ifade edebilme
Kazanım 5:Dinlediklerini resim, müzik, drama, şiir, öykü vb. yollarla sergiler.
BİLİŞSEL ALAN
Amaç 3:Dikkatini toplayabilme
Kazanım 2:Dikkatini nesne/durum/olay üzerinde yoğunlaştırır.
Amaç 9:Nesneleri sayabilme
Kazanım 4:Gösterilen belli sayıdaki nesneyi doğru olarak sayar.
ÖZBAKIM BECERİLERİ
Amaç 1:Temizlik kurallarını uygulayabilme
Kazanım 2:El, yüz ve vücudun diğer kısımlarını uygun biçimde yıkar.
ETKİNLİK SÜRECİ
Serbest Zaman Etkinliği
ÖB A:1 K:2
Öğretmen çocuklarla nasıl oldukları hakkında sohbet eder.Çocuklar ilgi ve isteklerine göre köşelere yönlendirilir.Serbest zaman etkinliğinin bitişiyle birlikte çocuklar sınıfı toplarlar, kahvaltı için temizlik ihtiyaçlarını giderirler.Kahvaltı masasının hazırlanmasına yardımcı olurlar.
Sanat Etkinliği /Drama
DA A:4 K:2,7 BA A:3 K:2
Çocuklar yarım ay şeklide otururlar.Öğretmen resimleri tek tek çocuklara gösterir.Ve resimlere bakarak hikaye oluşturacaklarını anlatır.Ardından resimler çocukların rahatça görebilecekleri yere koyulur ve hep birlikte hikaye oluşturulur.Daha sonra hikayedeki roller çocuklara dağıtılarak hikaye dramatize edilir.
Oyun Etkinliği
SDA A:11 K:1
Çocukların, çalınan müziği dinleyerek, müziğin ritmine göre dans etmeleri, hareketlerle o müziği ifade etmeye çalışmaları istenerek, sınıfta dinledikleri müzik çeşitlerinden örnekler dinletilir.Çocuklar değişen müziğin ritmine göre doğaçlama yaparlar.
Müzik Etkinliği
DA A:5 K:5
“Paytak Ördek” şarkısı söylenir.
Paytak paytak yürürsün
Sen ne tatlısın
Bazen gölde yüzersin
Bazen uçarsın
Ördek haydi gel konuş vak vak vak vak vak
Haydi bir şarkı söyle vak vak vak vak vak
Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları
BA A:9 K:4
Öğretmen çalışma dergilerini çocuklara dağıtır.Öğretmen ”3 köpeğin yanına 1 köpek daha geldi.Gelen köpeği boyayın.Kaç köpek olduğunu söyleyin.4 sayısının çizgilerini tamamlayın.4 tane olanları daire içine alın” yönergesini kullanarak çocukları yönlendirir.
Değerlendirme
Eğitici Drama Örneği
Gönderen
özlem
/
Comments: (0)
Grup Çalışması
Eğitici drama etkinliğinin adı:Misafirlik
Eğitici drama etkinliği aracılığı ile verilmek istenen kavram:İletişim kurmak
Kazandırılmak istenen davranış:Toplum kurallarına uygun davranmak, İlişki kurmak, Paylaşmak
Eğitici drama etkinliğinin türü:Tanışma ve selamlaşma/isim öğrenme çalışmaları, İlişki kurama /iletişim ve hareket, Doğaçlama ve yaratıcı etkinlikler
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan öğrenme türleri: Sosyal öğrenme, İşbirliği yolu ile öğrenme, Aktif öğrenme, Kavram öğrenme
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan öğrenme stratejileri:Örgütleme stratejisi, Tekrar stratejisi
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan özel teknik:Rol oynama, Katılımcı liderlik, Doğaçlama, Öykü/Olay canlandırma,
Eğitici drama etkinliği:
Öğretmen “şimdi anaokulumuza başka bir anaokulundan misafir öğrenciler geldiğini düşünelim.Okulumuzu ve bizleri tanımıyorlar.Kendinizi ve okulumuzu nasıl tanıtırsınız? Onlarla nasıl iletişim kurarsınız? Biraz düşünün ve hep beraber konuşalım” diyerek çocuklarla konuşur.Çocuklar bir süre düşünür ve düşüncelerini paylaşırlar.Ardından roller dağıtılır ve düşündüklerini doğaçlama olarak sunmalarını ister.
Tartışma Aşaması
Zihinde canlandırma:Öğretmen çocuklardan minderlere rahat bir şekilde oturmalarını ve canlandırdıkları dramayı zihinlerinde tekrar düşünmelerini ister.
Tanımsal Düzey:
*Misafir öğrenci rolünü hangi arkadaşınız oynadı?
*Hangi arkadaşlarınız ev sahipliği rolünü oynadı?
*Dramanın sonunda hangi şarkı söylendi?
Duygusal Düzey:
*Misafir rolündeyken neler hissettin?
*Kendini, okulu tanıtırken neler hissettin?
*Yeni bir arkadaşla tanışmak nasıl bir duygu?
Bilişsel Düzey:
*Misafirler nereden geldiler?
*Misafir arkadaşınızla nasıl ilgilendiniz?
*Bir yeri veya bir kişiyi tanıtırken nelere dikkat etmeliyiz?
Yaşantısal Düzey:
*Misafir olarak bir yere gittiniz mi?
*Böyle bir durumla karşılaştınız mı?
*Bilmediğin bir ortama gittiğinde hangi davranışlar hoşuna gitti?
Eğitici drama etkinliğinin adı:Misafirlik
Eğitici drama etkinliği aracılığı ile verilmek istenen kavram:İletişim kurmak
Kazandırılmak istenen davranış:Toplum kurallarına uygun davranmak, İlişki kurmak, Paylaşmak
Eğitici drama etkinliğinin türü:Tanışma ve selamlaşma/isim öğrenme çalışmaları, İlişki kurama /iletişim ve hareket, Doğaçlama ve yaratıcı etkinlikler
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan öğrenme türleri: Sosyal öğrenme, İşbirliği yolu ile öğrenme, Aktif öğrenme, Kavram öğrenme
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan öğrenme stratejileri:Örgütleme stratejisi, Tekrar stratejisi
Eğitici drama etkinliğinde kullanılan özel teknik:Rol oynama, Katılımcı liderlik, Doğaçlama, Öykü/Olay canlandırma,
Eğitici drama etkinliği:
Öğretmen “şimdi anaokulumuza başka bir anaokulundan misafir öğrenciler geldiğini düşünelim.Okulumuzu ve bizleri tanımıyorlar.Kendinizi ve okulumuzu nasıl tanıtırsınız? Onlarla nasıl iletişim kurarsınız? Biraz düşünün ve hep beraber konuşalım” diyerek çocuklarla konuşur.Çocuklar bir süre düşünür ve düşüncelerini paylaşırlar.Ardından roller dağıtılır ve düşündüklerini doğaçlama olarak sunmalarını ister.
Tartışma Aşaması
Zihinde canlandırma:Öğretmen çocuklardan minderlere rahat bir şekilde oturmalarını ve canlandırdıkları dramayı zihinlerinde tekrar düşünmelerini ister.
Tanımsal Düzey:
*Misafir öğrenci rolünü hangi arkadaşınız oynadı?
*Hangi arkadaşlarınız ev sahipliği rolünü oynadı?
*Dramanın sonunda hangi şarkı söylendi?
Duygusal Düzey:
*Misafir rolündeyken neler hissettin?
*Kendini, okulu tanıtırken neler hissettin?
*Yeni bir arkadaşla tanışmak nasıl bir duygu?
Bilişsel Düzey:
*Misafirler nereden geldiler?
*Misafir arkadaşınızla nasıl ilgilendiniz?
*Bir yeri veya bir kişiyi tanıtırken nelere dikkat etmeliyiz?
Yaşantısal Düzey:
*Misafir olarak bir yere gittiniz mi?
*Böyle bir durumla karşılaştınız mı?
*Bilmediğin bir ortama gittiğinde hangi davranışlar hoşuna gitti?
Deney
Gönderen
özlem
on 7 Ocak 2010 Perşembe
/
Comments: (0)
SÜNGER BAHÇE YAPALIM
Amaç:Tohumların çimlendiğini görmek.
Araç ve Gereçler:Fasulye, arpa, turp tohumu, büyük delikli sünger, ip, askı.
Eğitim Durumu
1-Tohumları bir gece önceden bir bardak suda ıslatalım.
2-Süngeri ıslatalım.
3-Süngere bir ip bağlayalım, elbise askısına asalım.
4-Askıyı ılık ve aydınlık bir yere koyalım.
5-Süngerin gözeneklerine tohumları koyalım.
6-Birkaç gün bekleyelim.
7-Tohumlarda bir değişiklik olup olmadığını gözlemleyelim.
Deneyin Sonucu
Tohumların nasıl yeşerdiğini; köklerin ve yaprakların nereye doğru büyüdüğünü inceleyelim.
Amaç:Tohumların çimlendiğini görmek.
Araç ve Gereçler:Fasulye, arpa, turp tohumu, büyük delikli sünger, ip, askı.
Eğitim Durumu
1-Tohumları bir gece önceden bir bardak suda ıslatalım.
2-Süngeri ıslatalım.
3-Süngere bir ip bağlayalım, elbise askısına asalım.
4-Askıyı ılık ve aydınlık bir yere koyalım.
5-Süngerin gözeneklerine tohumları koyalım.
6-Birkaç gün bekleyelim.
7-Tohumlarda bir değişiklik olup olmadığını gözlemleyelim.
Deneyin Sonucu
Tohumların nasıl yeşerdiğini; köklerin ve yaprakların nereye doğru büyüdüğünü inceleyelim.
Oyuncak Seçimi
Gönderen
özlem
on 6 Ocak 2010 Çarşamba
/
Comments: (0)


Oyuncak seçerken;
*Oyuncak, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olmalı.
*Oyuncağın yapım malzemeleri dayanıklı olmalı (kolayca kırılmaya, boyası çıkmayan gibi).
*Oyuncağın boyu, biçimi çocuğa uygun olmalı.
*Çok fazla ayrıntı içermemeli.
*Oyuncak, zengin uyaran içermeli.
*Kullanacağı amaca uygun olmalı.
*Oyuncağın sivri köşeleri olmamalı.
Beslenme Sorunları
Gönderen
özlem
/
Comments: (0)

Yetersiz ve dengesiz beslenme, bireylerde beslenme sorunlarına yol açar.Beslenme sorunlarından en çok etkilenen gruplar gebe, emzikliler ve çocuklardır.
Çocuklarda görülebilecek beslenme sorunları:
*Yetersiz ve dengesiz beslenen çocuklarda büyümede yavaşlama, sorun iyice ilerlediğinde ise büyümede durma görülebilir.
*İyi beslenemeyen çocukların bağışıklık sistemleri bozulur ve hastalığa yakalanma riski artar.
*Zeka gelişimini olumsuz etkiler.
*Yetersiz ve dengesiz beslenme bazı hastalıklara yol açtığı gibi bazı hastalıkların temel nedenidir.Örneğin; raşitizm, anemi gibi.
Gebe ve emziklilerde görülen beslenme sorunları:
*Anemi, diş çürükleri, basit guatır gibi birebir beslenmeye bağlı hastalılardır.
*İyi beslenememe sonucu direnç azalmasına bağlı hastalılar ortaya çıkabilir.
*Erken doğum, doğum ağırlığı düşük bebekler, süt salgılanmasında azalma gibi sorunlar görülebilir.
Parmak Oyunu
Gönderen
özlem
on 5 Ocak 2010 Salı
/
Comments: (0)
Çocuklar parmak oyunlarını çok severler.Parmak oyunları çocukların yeni kavramlar öğrenmesini sağlar ve dinleme becerisini geliştirir.Sözcüklerle beraber hareketlerinide koordineli bir şekilde kullanabilmesini, yaratıcı düşünmesini, rol oynamasını sağlar.Öğretmen hikaye öncesi çocuların dikkatlerini toplamak için bu yöntemi kullanabilir.Bu yöntemi kullanırken dikkat edilmesi gereken, öğretmeninde parmak oyununu çok iyi bilmesi, hareketlerini, jest ve mimiklerini çok iyi kullanması gerekir.
Bir parmak oyunu örneği….
Ben Bir Ağacım
Ben bir ağacım (kollar havaya kaldırılır)
Dallarım var benim (kollar sallanır)
Dallarım 1 çiçek açtı (parmaklar tek tek gösterilir)
Dallarım 2 çiçek açtı
Dallarım 3 çiçek açtı
….
Dallarım 10 çiçek açtı.
Sonra rüzgar çıktı (kollar sallanır ve rüzgar sesi çıkarılır)
Yağmur yağdı (eller dizlere vurulur)
Tüm çiçeklerim döküldü (kollar aşağıya indirilir).
Bir parmak oyunu örneği….
Ben Bir Ağacım
Ben bir ağacım (kollar havaya kaldırılır)
Dallarım var benim (kollar sallanır)
Dallarım 1 çiçek açtı (parmaklar tek tek gösterilir)
Dallarım 2 çiçek açtı
Dallarım 3 çiçek açtı
….
Dallarım 10 çiçek açtı.
Sonra rüzgar çıktı (kollar sallanır ve rüzgar sesi çıkarılır)
Yağmur yağdı (eller dizlere vurulur)
Tüm çiçeklerim döküldü (kollar aşağıya indirilir).
Kardan Adam
Gönderen
özlem
on 1 Ocak 2010 Cuma
/
Comments: (0)
Okul Öncesi Eğitimde Eğitim Ortamı Olarak Oyuncak Kütüphanesi’nin Kullanımı
Gönderen
özlem
/
Comments: (0)
Giriş
İnsan yavrusu yetişkin dünyasında yer almadan önce bebeklik ve çocukluk döneminden geçer.Bebeklik döneminde yaparak yaşayarak öğrendikleri bir süre sonra deneyime dönüşür.Bu deneyimler, çocukluk döneminde karşılaşabileceği güçlüklerle baş edebilmesini sağlayacak başarı ve kendine güven duygusunu yaratır.İşte, bebeklik ve çocukluk döneminin en önemli yıllarını oluşturan okul öncesi dönem de, yaşananların deneyime dönüştüğü bir süreçtir.Okul öncesi dönem çocuğu en etkili, kendinin yaptığı ve yaşadığı şeylerden öğrenebilir, başkalarının onun yerine bir şeyler yapmasından değil.Bunun içinde özellikle bu dönemde, çocukların yaparak, yaşayarak öğrenmelerine ve hayata hazırlanmalarını sağlayacak etkinliklere yer vermek gereklidir.Bu etkinlikler sırasında, çocukların gerek eğitim ortamlarında gerekse diğer ortamlarda en çok sevdikleri etkinlik oyundur.
Çocuklar için oyun; öğrenmelerini destekleyen bir araçtır.Jersild’e göre de oyun , çocuğun uğraştığı en ciddi uğraşısıdır.bu uğraş sırasında tıpkı yetişkinler gibi güçlerini ve marifetlerini sergilerler.Okul öncesi dönemdeki çocuk için; içinde yaşadığı dünyayı, sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluk ve kırıklıklarını, düşmanlıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun dil olarak kabul edilmektedir.Bu nedenle oyun, çocuğun zamanın büyük bir bölümünü alan ciddi bir uğraş olarak nitelendirilmelidir.Oyun, yetişkin için güçlerini görebilme imkanına sahip olduğu ve hoşlandığı bir zaman dilimi iken, çocuk için, işle eşdeğer sayılabilecek ciddi bir faaliyettir.
Oyunun çocuğun gelişimindeki önemi geniş ölçüde tanınmaktadır.Oyun sırasında hem yetişkini,n hem de çocukların kendilerini ifade etmelerini sağlayan bir araç olarak kabul ettiğimiz oyuncaklar da son derece önemli bir yere sahiptir.Misureova, oyuncaklar ve oyunun birbirinden ayrılmayacak bir biçimde çocukluk ve ergenlikle bağlantılı olduğunu belirtmiştir.Ona göre oyuncaklar; çocuklar arasında, çocuklar ve aileleri arasında ve hatta aileler arasında iletişim ve işbirliğini arttırmak için bir uyarıcı olabilir.
Oyuncak tanımlamalarına baktığımızda ise; çocukların oynamasına mahsus araç ; oyun aracı olarak kullanılan nesne; çocukların oyalanmasını sağlayan ve onları eğlendiren bebek v.b. şeylerin tümü; zekayı, duyuları ve duyguları uyaran, yaratıcılık ve hayal gücünü geliştiren, çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimini sağlayan araç-gereçler; çocuk oyunlarına geliştirici ve eğitici değer kazandıran, hayata ve olaylara alıştıran; çevresindeki her şey olarak belirtilmektedir.
Bu tanımlarda da görüldüğü gibi oyuncak, oyunun içinde yer alan, çocukların çeşitli gelişim alanlarına katkıda bulunan eğitici araçlar olarak tanımlanmıştır.
Günümüzde oyunun ana malzemesini oluşturan oyuncağın önemi her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde okul öncesi dönemde “çocuk başına oyuncak harcaması” Oyuncak Üreticileri Derneği’nin verilerine göre; İngiltere’de 172 dolar, Japonya’da 400 dolar, Amerika’da 350 dolar, Türkiye’de 5 dolar.Türkiye’deki çocuk başına düşen oyuncak harcamasının gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğu görülmektedir.Bu durumda ailelerin ve okul öncesi eğim kurumlarının oyuncak ve eğitim materyallerini satın alma gücünü arttırmanın bir diğer yolu, ödünç oyuncak alımına teşvik etmektedir.Tıpkı kütüphanelerden ücretsiz, ödünç olarak alınan kitaplar gibi, oyuncakların ve eğitim materyallerini de ücretsiz, ödünç olarak alabileceğini ‘oyuncak kütüphanelerinin’ açılmasıdır.
Oyuncak kütüphaneleri; ailelere ve çocuklara gelişimsel olarak uygun materyalleri ve desteği sağlayan, rehberlik edeni gelişimsel aktiviteler sunan ve ailelere bilgilendiren merkezler olmasının yanı sıra, okul öncesi eğitim kurumlarının da eğitici materyal ihtiyaçlarını karşılayan kaynak merkezleridir.
Oyuncak Kütüphanesinin Faydaları
*Toplumda tek başına mevcut olmayan bir hizmetin sağlanması,
*Çocukların pahalı ve iyi oyuncaklarla oynamasına yardımcı olmasıdır.
a-Ebeveyn İçin
*Anne-babanın çocuk gelişimi hakkında bilgi edinmesi,
*Oyunun önemi, oyuncakların nasıl kullanılacağına fikir edinmesi,
*Ailelerin çocukları için oyuncak seçimi ve oyuncaklara nasıl değer biçilmesi gerektiğine ilişkin bilgi,
*Aynı zamanda anneler için özellikle yeni göçmen ve izole aileler için;
-Sosyalleşme becerilerini sağlayıcı ve arttırıcı,
-Evde çocukları ile birlikte daha çok oyun oynamaya ve çocuğunun sevdiği spesifik oyuncakları oyuncak kütüphanesinden ödünç almak.
b-Çocuklar İçin
*Sosyalleşme ve grupta davranış becerilerinin artması,
*Çeşitli oyuncak ve oyun imkanlarının kolay bulunabilmesi,
*Çocuklar için okula hazırlıkla ilgili deneyimlerin olumlu etkisi,
*Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların oyun imkanlarının artması ve adapte olmalarının hazırlayıcı bir etkisi vardır.
Genel olarak oyuncak kütüphanelerinin yaraları şu şekildedir:
1-Çok sayıda çocuğa araç-gereç yönünden hizmet verebilmesi,
2-Çocukların evlerinde mevcut oyuncak tipinden farklı oyuncakların bulunması,
3-Çeşitli oyuncakların daha ucuz bulunabilmesi,
4-iyi oyuncakların kolayca bulunabildiği bir yer olması,
5-Halk kütüphanelerinin kullanımını arttırmaktır.
Oyuncak Kütüphanesi Personeli
Oyuncak kütüphanelerinin personeli okul öncesi eğitimcisi ya da özel eğitim alanlarından olmasının yanı sıra, kütüphane liderlerinin, ilkokul öğretmenleri, sosyal hizmet uzmanı ve gönüllü olarak çalışanları içine alabilir.
Oyuncak Kütüphanelerinin Kaynakları
Oyuncak kütüphaneleri; hayırsever organizasyonlar veya kar amacı gütmeyen dernekler, yerel yönetimler, devlet okulları ve devlet kütüphaneleri tarafında devlet- özel sektör kaynaklı olarak desteklenmelidir.
Oyuncak Kütüphanesindeki Oyuncaklar
Çocukları eğlendirmek için oyuncak kütüphanesindeki oyuncaklar özemle seçilmelidir.Oyuncak kütüphanelerinde bulunan oyuncakların özellikle; çeşitli gelişim alanlarına hitap eden çocukların ilgi, istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilen, eğitici, sağlam, güvenli, çok yönlü, kullanılmaya elverişli, çeşitli malzemelerden yapılmış (ahşap, kumaş,metal gibi), canlı ve ilgi çekici olmasının yanı sıra, oyuncakların fiyatı gibi kriterlere dikkat edilerek seçilmesi son derece önemlidir.Bu kütüphanedeki oyuncaklar, çocuklar hastanedeyken ya da tatildeyken alınabilir.
Türkiye’de Oyuncak Kütüphanesi Modeli
Türkiye’de ise, Türkiye Cumhuriyeti-Unicef 1991-1995 işbirliği çerçevesinde hazırlanan Erken Çocukluk gelişimi ve Okul Öncesi Eğitim Projesi kapsamında 1994 yılında yapılan okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve taşra teşkilatının oluşturulması toplantısında “Oyuncak Kütüphanesi” ile ilgili olarak ileriye dönük olarak yapılması gerekenler aşağıda belirtilmiş ve böylece Türkiye’de oyuncak kütüphanesi ile ilk vurgulamalar yapılmıştır.
1-Doğumdan zorunlu eğitim çağına kadar olan çocukların gelişim özelliklerine uygun dayanıklı eğitici oyuncak ve kitaplar burada toplanması,
2-Oyuncak kütüphanelerinin kullanım yönergesi hazırlanması ve bu yönergede: hangi yaş için, hangi kitap yada oyuncağın kullanacağı, basıl onarılacağı gibi konularda bilgi verilmesi,
3-Yörede yapılacak toplantılarla ve broşürlerle oyuncak kütüphanelerinin tanıtılması,
4-Kız meslek lisesi ve mesleki teknik okullarda malzeme yapımı konusunda ağırlık verilmesi,
5-Kız meslek lisesi, mesleki teknik okullar ve üniversitelerde üretilen örnek proje malzemeleri Milli Eğitim Bakanlığı Ders Aletleri Yapım Merkezince çoğaltılıp, çeşitli yörelerdeki merkezlere tanıtım sağlanması,
6-Oyuncak kütüphanelerinde yöreden oyuncak toplamak için çeşitli kampanyalar düzenlenmesi,
7-Merkezlerde ailelere kendi yapabilecekleri oyuncakları konusunda beceri kazandırma toplantıları yapılması,
8-Yörede, aileler arası ödüllü oyuncak yapma yarışması açılması,
9-Oyuncak kütüphanesi olan merkezlerde bu oyuncak ve materyallerin yapımında yol gösterilebilecek deneyimli teknisyenler alınması konularında önerilerde bulunulmuştur.
Bu öneriler çerçevesinde; Küçükçekmece Belediyesi, Unicef, Milli Eğitim Bakanlığı, Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitim Öğretmenliği Ana Bilim Dalı ile işbirliği içinde yürütülen ‘Küçükçekmece Çok Amaçlı Eğitim Merkezi Projesi’ kapsamında 1998-1999 öğretim yılı içerisinde “Eğitimci Materyal ve Oyuncak Kütüphanesi Birimi’nin “ kurulması çalışmalarına başlamıştır.Türkiye’ de ilk defa okul öncesi eğitim bünyesinde “Eğitici Materyal ve Oyuncak Kütüphanesi Birimi” kurulmuştur.
KAYNAKÇA
M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, Yıl:2000, Sayı 12, Sayfa 1777-182
İnsan yavrusu yetişkin dünyasında yer almadan önce bebeklik ve çocukluk döneminden geçer.Bebeklik döneminde yaparak yaşayarak öğrendikleri bir süre sonra deneyime dönüşür.Bu deneyimler, çocukluk döneminde karşılaşabileceği güçlüklerle baş edebilmesini sağlayacak başarı ve kendine güven duygusunu yaratır.İşte, bebeklik ve çocukluk döneminin en önemli yıllarını oluşturan okul öncesi dönem de, yaşananların deneyime dönüştüğü bir süreçtir.Okul öncesi dönem çocuğu en etkili, kendinin yaptığı ve yaşadığı şeylerden öğrenebilir, başkalarının onun yerine bir şeyler yapmasından değil.Bunun içinde özellikle bu dönemde, çocukların yaparak, yaşayarak öğrenmelerine ve hayata hazırlanmalarını sağlayacak etkinliklere yer vermek gereklidir.Bu etkinlikler sırasında, çocukların gerek eğitim ortamlarında gerekse diğer ortamlarda en çok sevdikleri etkinlik oyundur.
Çocuklar için oyun; öğrenmelerini destekleyen bir araçtır.Jersild’e göre de oyun , çocuğun uğraştığı en ciddi uğraşısıdır.bu uğraş sırasında tıpkı yetişkinler gibi güçlerini ve marifetlerini sergilerler.Okul öncesi dönemdeki çocuk için; içinde yaşadığı dünyayı, sevgilerini, kıskançlıklarını, mutluluk ve kırıklıklarını, düşmanlıklarını, iç çatışmalarını, hayallerini, düşüncelerini ifade edebilmesi için en uygun dil olarak kabul edilmektedir.Bu nedenle oyun, çocuğun zamanın büyük bir bölümünü alan ciddi bir uğraş olarak nitelendirilmelidir.Oyun, yetişkin için güçlerini görebilme imkanına sahip olduğu ve hoşlandığı bir zaman dilimi iken, çocuk için, işle eşdeğer sayılabilecek ciddi bir faaliyettir.
Oyunun çocuğun gelişimindeki önemi geniş ölçüde tanınmaktadır.Oyun sırasında hem yetişkini,n hem de çocukların kendilerini ifade etmelerini sağlayan bir araç olarak kabul ettiğimiz oyuncaklar da son derece önemli bir yere sahiptir.Misureova, oyuncaklar ve oyunun birbirinden ayrılmayacak bir biçimde çocukluk ve ergenlikle bağlantılı olduğunu belirtmiştir.Ona göre oyuncaklar; çocuklar arasında, çocuklar ve aileleri arasında ve hatta aileler arasında iletişim ve işbirliğini arttırmak için bir uyarıcı olabilir.
Oyuncak tanımlamalarına baktığımızda ise; çocukların oynamasına mahsus araç ; oyun aracı olarak kullanılan nesne; çocukların oyalanmasını sağlayan ve onları eğlendiren bebek v.b. şeylerin tümü; zekayı, duyuları ve duyguları uyaran, yaratıcılık ve hayal gücünü geliştiren, çocuğun bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimini sağlayan araç-gereçler; çocuk oyunlarına geliştirici ve eğitici değer kazandıran, hayata ve olaylara alıştıran; çevresindeki her şey olarak belirtilmektedir.
Bu tanımlarda da görüldüğü gibi oyuncak, oyunun içinde yer alan, çocukların çeşitli gelişim alanlarına katkıda bulunan eğitici araçlar olarak tanımlanmıştır.
Günümüzde oyunun ana malzemesini oluşturan oyuncağın önemi her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde okul öncesi dönemde “çocuk başına oyuncak harcaması” Oyuncak Üreticileri Derneği’nin verilerine göre; İngiltere’de 172 dolar, Japonya’da 400 dolar, Amerika’da 350 dolar, Türkiye’de 5 dolar.Türkiye’deki çocuk başına düşen oyuncak harcamasının gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında oldukça düşük olduğu görülmektedir.Bu durumda ailelerin ve okul öncesi eğim kurumlarının oyuncak ve eğitim materyallerini satın alma gücünü arttırmanın bir diğer yolu, ödünç oyuncak alımına teşvik etmektedir.Tıpkı kütüphanelerden ücretsiz, ödünç olarak alınan kitaplar gibi, oyuncakların ve eğitim materyallerini de ücretsiz, ödünç olarak alabileceğini ‘oyuncak kütüphanelerinin’ açılmasıdır.
Oyuncak kütüphaneleri; ailelere ve çocuklara gelişimsel olarak uygun materyalleri ve desteği sağlayan, rehberlik edeni gelişimsel aktiviteler sunan ve ailelere bilgilendiren merkezler olmasının yanı sıra, okul öncesi eğitim kurumlarının da eğitici materyal ihtiyaçlarını karşılayan kaynak merkezleridir.
Oyuncak Kütüphanesinin Faydaları
*Toplumda tek başına mevcut olmayan bir hizmetin sağlanması,
*Çocukların pahalı ve iyi oyuncaklarla oynamasına yardımcı olmasıdır.
a-Ebeveyn İçin
*Anne-babanın çocuk gelişimi hakkında bilgi edinmesi,
*Oyunun önemi, oyuncakların nasıl kullanılacağına fikir edinmesi,
*Ailelerin çocukları için oyuncak seçimi ve oyuncaklara nasıl değer biçilmesi gerektiğine ilişkin bilgi,
*Aynı zamanda anneler için özellikle yeni göçmen ve izole aileler için;
-Sosyalleşme becerilerini sağlayıcı ve arttırıcı,
-Evde çocukları ile birlikte daha çok oyun oynamaya ve çocuğunun sevdiği spesifik oyuncakları oyuncak kütüphanesinden ödünç almak.
b-Çocuklar İçin
*Sosyalleşme ve grupta davranış becerilerinin artması,
*Çeşitli oyuncak ve oyun imkanlarının kolay bulunabilmesi,
*Çocuklar için okula hazırlıkla ilgili deneyimlerin olumlu etkisi,
*Özel eğitime ihtiyaç duyan çocukların oyun imkanlarının artması ve adapte olmalarının hazırlayıcı bir etkisi vardır.
Genel olarak oyuncak kütüphanelerinin yaraları şu şekildedir:
1-Çok sayıda çocuğa araç-gereç yönünden hizmet verebilmesi,
2-Çocukların evlerinde mevcut oyuncak tipinden farklı oyuncakların bulunması,
3-Çeşitli oyuncakların daha ucuz bulunabilmesi,
4-iyi oyuncakların kolayca bulunabildiği bir yer olması,
5-Halk kütüphanelerinin kullanımını arttırmaktır.
Oyuncak Kütüphanesi Personeli
Oyuncak kütüphanelerinin personeli okul öncesi eğitimcisi ya da özel eğitim alanlarından olmasının yanı sıra, kütüphane liderlerinin, ilkokul öğretmenleri, sosyal hizmet uzmanı ve gönüllü olarak çalışanları içine alabilir.
Oyuncak Kütüphanelerinin Kaynakları
Oyuncak kütüphaneleri; hayırsever organizasyonlar veya kar amacı gütmeyen dernekler, yerel yönetimler, devlet okulları ve devlet kütüphaneleri tarafında devlet- özel sektör kaynaklı olarak desteklenmelidir.
Oyuncak Kütüphanesindeki Oyuncaklar
Çocukları eğlendirmek için oyuncak kütüphanesindeki oyuncaklar özemle seçilmelidir.Oyuncak kütüphanelerinde bulunan oyuncakların özellikle; çeşitli gelişim alanlarına hitap eden çocukların ilgi, istek ve ihtiyaçlarına cevap verebilen, eğitici, sağlam, güvenli, çok yönlü, kullanılmaya elverişli, çeşitli malzemelerden yapılmış (ahşap, kumaş,metal gibi), canlı ve ilgi çekici olmasının yanı sıra, oyuncakların fiyatı gibi kriterlere dikkat edilerek seçilmesi son derece önemlidir.Bu kütüphanedeki oyuncaklar, çocuklar hastanedeyken ya da tatildeyken alınabilir.
Türkiye’de Oyuncak Kütüphanesi Modeli
Türkiye’de ise, Türkiye Cumhuriyeti-Unicef 1991-1995 işbirliği çerçevesinde hazırlanan Erken Çocukluk gelişimi ve Okul Öncesi Eğitim Projesi kapsamında 1994 yılında yapılan okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve taşra teşkilatının oluşturulması toplantısında “Oyuncak Kütüphanesi” ile ilgili olarak ileriye dönük olarak yapılması gerekenler aşağıda belirtilmiş ve böylece Türkiye’de oyuncak kütüphanesi ile ilk vurgulamalar yapılmıştır.
1-Doğumdan zorunlu eğitim çağına kadar olan çocukların gelişim özelliklerine uygun dayanıklı eğitici oyuncak ve kitaplar burada toplanması,
2-Oyuncak kütüphanelerinin kullanım yönergesi hazırlanması ve bu yönergede: hangi yaş için, hangi kitap yada oyuncağın kullanacağı, basıl onarılacağı gibi konularda bilgi verilmesi,
3-Yörede yapılacak toplantılarla ve broşürlerle oyuncak kütüphanelerinin tanıtılması,
4-Kız meslek lisesi ve mesleki teknik okullarda malzeme yapımı konusunda ağırlık verilmesi,
5-Kız meslek lisesi, mesleki teknik okullar ve üniversitelerde üretilen örnek proje malzemeleri Milli Eğitim Bakanlığı Ders Aletleri Yapım Merkezince çoğaltılıp, çeşitli yörelerdeki merkezlere tanıtım sağlanması,
6-Oyuncak kütüphanelerinde yöreden oyuncak toplamak için çeşitli kampanyalar düzenlenmesi,
7-Merkezlerde ailelere kendi yapabilecekleri oyuncakları konusunda beceri kazandırma toplantıları yapılması,
8-Yörede, aileler arası ödüllü oyuncak yapma yarışması açılması,
9-Oyuncak kütüphanesi olan merkezlerde bu oyuncak ve materyallerin yapımında yol gösterilebilecek deneyimli teknisyenler alınması konularında önerilerde bulunulmuştur.
Bu öneriler çerçevesinde; Küçükçekmece Belediyesi, Unicef, Milli Eğitim Bakanlığı, Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü ve Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitim Öğretmenliği Ana Bilim Dalı ile işbirliği içinde yürütülen ‘Küçükçekmece Çok Amaçlı Eğitim Merkezi Projesi’ kapsamında 1998-1999 öğretim yılı içerisinde “Eğitimci Materyal ve Oyuncak Kütüphanesi Birimi’nin “ kurulması çalışmalarına başlamıştır.Türkiye’ de ilk defa okul öncesi eğitim bünyesinde “Eğitici Materyal ve Oyuncak Kütüphanesi Birimi” kurulmuştur.
KAYNAKÇA
M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, Yıl:2000, Sayı 12, Sayfa 1777-182
Eğitici Drama
Gönderen
özlem
on 30 Aralık 2009 Çarşamba
/
Comments: (0)
Eğitici Dramanın Tanımı?
Önceden belirlenmiş oldukça esnek temel kuralları olan, grupta liderce yönlendirilen, başlatılan çocuk tarafından grup oyunu gibi algılanan etkinliktir.
Drama ve Oyun Arasındaki Fark Nedir?
Oyun:
*Oyunun kuralları yoktur.
*Süresini çocuklar kendileri belirler.
*Oyun kendiliğinden başlar.
*Oyunun amaçları belli değildir.
*Oyunda sonuç önemlidir.
*Oyun sonunda değerlendirme yapılmaz.
Drama:
*Dramanın kuralları vardır.
*Drama süresi belirlidir.
*Drama planlı bir etkinliktir.
*Dramanın amaçları bellidir.
*Dramada süreç önemlidir
*Drama sonunda yapılan grup tartışmaları, kavramlar, benzetmeler, ayırt etmeler vb için olanak sağlanabilir.
Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar
*Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirme.
*Zihinsel kapasiteyi geliştirme.
*Kendilik kavramını gelişmesine katkı sağlar.
*Bağımsız düşünme ve karar vermesini sağlama.
*Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi.
*İletişim becerilerine olumlu katkı.
*Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi.
*Demokrasi eğitimine destek.
*Grup içi süreçlere olumlu katkılar.
*Öğretmen ve çocuk arasında olumlu ilişkilere katkı.
*Genel öğrenci performansına olumlu katkı.
*Özel niteliklere sahip çocukların eğitilmesinde katkı.
Önceden belirlenmiş oldukça esnek temel kuralları olan, grupta liderce yönlendirilen, başlatılan çocuk tarafından grup oyunu gibi algılanan etkinliktir.
Drama ve Oyun Arasındaki Fark Nedir?
Oyun:
*Oyunun kuralları yoktur.
*Süresini çocuklar kendileri belirler.
*Oyun kendiliğinden başlar.
*Oyunun amaçları belli değildir.
*Oyunda sonuç önemlidir.
*Oyun sonunda değerlendirme yapılmaz.
Drama:
*Dramanın kuralları vardır.
*Drama süresi belirlidir.
*Drama planlı bir etkinliktir.
*Dramanın amaçları bellidir.
*Dramada süreç önemlidir
*Drama sonunda yapılan grup tartışmaları, kavramlar, benzetmeler, ayırt etmeler vb için olanak sağlanabilir.
Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar
*Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirme.
*Zihinsel kapasiteyi geliştirme.
*Kendilik kavramını gelişmesine katkı sağlar.
*Bağımsız düşünme ve karar vermesini sağlama.
*Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi.
*İletişim becerilerine olumlu katkı.
*Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi.
*Demokrasi eğitimine destek.
*Grup içi süreçlere olumlu katkılar.
*Öğretmen ve çocuk arasında olumlu ilişkilere katkı.
*Genel öğrenci performansına olumlu katkı.
*Özel niteliklere sahip çocukların eğitilmesinde katkı.
Yaratıcılık Nedir?
Gönderen
özlem
/
Comments: (0)
Yaratıcılık Nedir?
Duygusal ve düşünsel boyutu olan bir yaşamı ifade etmektedir.Yaratıcı etkinlik kendiliğinden oluşamaz.Yol gösterilmeye ve cesaretlendirmeye gereksinim duyar.Bu sayede yaşam biçimini alır.Yaratıcı bireyler öğrenmeye hazır ve ilgilidirler.Dil anlatımları alıcıdır.Düşünmeye esnek ve özgürdürler.Meraklıdırlar.Risk alabilirler.Farklılıkları anlamaya yöneliktirler.
Çocukta Yaratıcılığın Gelişimi
Yaratıcılık erken yıllarda çocuğun oyununda rol model tepkilerinin gözlemlenmesiyle ortaya çıkar.Çocukta yaratıcılığın ortaya çıkmasındaki en önemli etken çocuğun yakın çevresindekilere etkileşimlerinin önemli yer tuttuğu bilinmektedir.Yaratıcılığın gelişiminde taklit son derece önemli bir beceridir.Çocuklar doğdukları ondan itibaren bir takım sesleri ve davranışları uzun süreli belleklerine kaydederek hareket repertuarları gelişimi eşliğinde daha sonraki yıllarda sergilerler.Okul öncesi dönemde kendini ifade etme yolu olan resim etkinliği, yaratıcı hareketler, hikaye ve dramatizasyon etkinliği sayesinde çocuğun yaratıcılığını en yüksek düzeyine ulaşır.
Yaratıcılığın Gelişmesi İçin Çocuğa Verilebilecek Destekler
*Tehdit edici olmayan duygusal ortam oluşturma.
*Yaratıcı deneyimler için cesaretlendirme.
*Açık uçlu sorular sorma.
*Hayal kurma, düşünme ve bunları ifade etmek için zaman verme.
*Orijinal oyuncak ve işlevsel bir mataryel yapımı için cesaretlendirme.
*Yaratıcı problem çözme uygulamaları yapma.
*Çocukların ürünlerini düzeltirken dikkatli davranma
Duygusal ve düşünsel boyutu olan bir yaşamı ifade etmektedir.Yaratıcı etkinlik kendiliğinden oluşamaz.Yol gösterilmeye ve cesaretlendirmeye gereksinim duyar.Bu sayede yaşam biçimini alır.Yaratıcı bireyler öğrenmeye hazır ve ilgilidirler.Dil anlatımları alıcıdır.Düşünmeye esnek ve özgürdürler.Meraklıdırlar.Risk alabilirler.Farklılıkları anlamaya yöneliktirler.
Çocukta Yaratıcılığın Gelişimi
Yaratıcılık erken yıllarda çocuğun oyununda rol model tepkilerinin gözlemlenmesiyle ortaya çıkar.Çocukta yaratıcılığın ortaya çıkmasındaki en önemli etken çocuğun yakın çevresindekilere etkileşimlerinin önemli yer tuttuğu bilinmektedir.Yaratıcılığın gelişiminde taklit son derece önemli bir beceridir.Çocuklar doğdukları ondan itibaren bir takım sesleri ve davranışları uzun süreli belleklerine kaydederek hareket repertuarları gelişimi eşliğinde daha sonraki yıllarda sergilerler.Okul öncesi dönemde kendini ifade etme yolu olan resim etkinliği, yaratıcı hareketler, hikaye ve dramatizasyon etkinliği sayesinde çocuğun yaratıcılığını en yüksek düzeyine ulaşır.
Yaratıcılığın Gelişmesi İçin Çocuğa Verilebilecek Destekler
*Tehdit edici olmayan duygusal ortam oluşturma.
*Yaratıcı deneyimler için cesaretlendirme.
*Açık uçlu sorular sorma.
*Hayal kurma, düşünme ve bunları ifade etmek için zaman verme.
*Orijinal oyuncak ve işlevsel bir mataryel yapımı için cesaretlendirme.
*Yaratıcı problem çözme uygulamaları yapma.
*Çocukların ürünlerini düzeltirken dikkatli davranma
Sanat Etkinliği
Gönderen
özlem
on 27 Aralık 2009 Pazar
/
Comments: (0)
Yılbaşı Kartı Yapımı
Yeşil fon kartonlara çam ağacı çizilir.Her çocukğa 2 tane parça verilir.Çocuklardan makasla çizgilerin üzerinden geçerek kesmeleri istenir.Sonra kağıdın üzerine çizilen kapı öğretmen yardımıyla kesilir.Daha sonra çalışma masalarına, yapıştırıcı, pul,boncuk, boya kalemleri koyulur.Çocuklardan ağaçlarını istedikleri gibi süslemeleri istenir.



Yeşil fon kartonlara çam ağacı çizilir.Her çocukğa 2 tane parça verilir.Çocuklardan makasla çizgilerin üzerinden geçerek kesmeleri istenir.Sonra kağıdın üzerine çizilen kapı öğretmen yardımıyla kesilir.Daha sonra çalışma masalarına, yapıştırıcı, pul,boncuk, boya kalemleri koyulur.Çocuklardan ağaçlarını istedikleri gibi süslemeleri istenir.
Okul Öncesi Eğitim İle İlgili Temel Kavramlar ve Beceriler
Gönderen
özlem
on 26 Aralık 2009 Cumartesi
/
Comments: (2)
1-)Sınıflandırma
Nesneleri genel niteliklerine göre bir araya getirerek gruplara ayırma süreci ve çocukların nesneleri, insanları ve olayları düzenlemek için kullandıkları temel yöntemdir.Çocuklara, benzerlik ve farklılıklarına, renklerine, boyutlarına, şekillerine, yapısal özelliklerine göre sınıflandırma yapma becerisi kazandırır.
Her etkinlikte olduğu gibi sınıflama yaparken de basitten zora doğru gidilir.Çocuklar ilk olarak renklerine, şekillerine ve daha sonra boyutlarına göre sınıflama yapabilirler.Örneğin:Çocuklara düğme kutusunu verdiğimde, ilk olarak renklerine göre sınıflandırmaya başladıklarını gözleriz.Daha sonra şekillerine göre ‘’daire-kare’’ olanlar ve boyutlarına göre ‘’büyük-küçük’’ olanlar diye sınıflandırabilirler.
Düzenli olmak için eşyalarımızı yerlerine koymalıyız.Resimde gördüklerinizi örnekteki gibi çizgi ile yerlerine taşıyınız.

Hayvanları yuvalarına çizgiyle götürünüz.
2-)Birebir Eşleme
Bir kümedeki her nesneyi diğer kümedeki bir nesne ile eşleme işlemine ‘’birebir eşleştirme’’ denir.

Baştaki nesne sayısı kadar daire boyayınız.

Her sırada aynı olanları bulunuz.Dairesini kırmızı renge boyayınız.
3-)Karşılaştırma
İki nesnenin belli bir özelliğe göre aynı veya farklı olup olmadığını belirleme işlemidir.Karşılaştırma yapmak çocuklara, nesnelerin mekandaki konumunu tanımlamak (aşağı-yukarı), boyut tanımlamak (büyük-küçük), mesafe tanımlamak (yakın-uzak), zaman tanımlamak (önce-sonra, ilk-son) gibi beceriler kazandırır.

Her sırada en az olanı örnekteki gibi daire içine alınız.

Büyük kız çocuğuna büyük oyuncakları, küçük kız çocuğuna küçük oyuncakları çizgi ile götürünüz.

Çiçeğe en yakın olan arıyı çarpı işareti (X) ile işaretleyiniz.En uzak olan arıyı daire içine alınız.
4-)Sıralama
Sıralamayı nesneleri birbirinden ayıran özelliklerine göre düzenleme olarak tanımlayabiliriz.Sıralamada çocuklar, nesnelerin tek bir özelliğine göre derece derece değişimine (çubukları uzundan kısaya doğru dizme gibi) ya da belirli özelliklerin ardışık bir düzen içinde yinelenmesine dayalı mantıksal bir düzenleme yapmaktadırlar.

Funda’nın taktığı boncukları sayınız.Boncukları renk sırasına uygun boyayınız.

Resimlerin yıldızını oluş sırasına göre boyayınız.
Nesneleri genel niteliklerine göre bir araya getirerek gruplara ayırma süreci ve çocukların nesneleri, insanları ve olayları düzenlemek için kullandıkları temel yöntemdir.Çocuklara, benzerlik ve farklılıklarına, renklerine, boyutlarına, şekillerine, yapısal özelliklerine göre sınıflandırma yapma becerisi kazandırır.
Her etkinlikte olduğu gibi sınıflama yaparken de basitten zora doğru gidilir.Çocuklar ilk olarak renklerine, şekillerine ve daha sonra boyutlarına göre sınıflama yapabilirler.Örneğin:Çocuklara düğme kutusunu verdiğimde, ilk olarak renklerine göre sınıflandırmaya başladıklarını gözleriz.Daha sonra şekillerine göre ‘’daire-kare’’ olanlar ve boyutlarına göre ‘’büyük-küçük’’ olanlar diye sınıflandırabilirler.
Düzenli olmak için eşyalarımızı yerlerine koymalıyız.Resimde gördüklerinizi örnekteki gibi çizgi ile yerlerine taşıyınız.
Hayvanları yuvalarına çizgiyle götürünüz.
2-)Birebir Eşleme
Bir kümedeki her nesneyi diğer kümedeki bir nesne ile eşleme işlemine ‘’birebir eşleştirme’’ denir.
Baştaki nesne sayısı kadar daire boyayınız.
Her sırada aynı olanları bulunuz.Dairesini kırmızı renge boyayınız.
3-)Karşılaştırma
İki nesnenin belli bir özelliğe göre aynı veya farklı olup olmadığını belirleme işlemidir.Karşılaştırma yapmak çocuklara, nesnelerin mekandaki konumunu tanımlamak (aşağı-yukarı), boyut tanımlamak (büyük-küçük), mesafe tanımlamak (yakın-uzak), zaman tanımlamak (önce-sonra, ilk-son) gibi beceriler kazandırır.
Her sırada en az olanı örnekteki gibi daire içine alınız.
Büyük kız çocuğuna büyük oyuncakları, küçük kız çocuğuna küçük oyuncakları çizgi ile götürünüz.
Çiçeğe en yakın olan arıyı çarpı işareti (X) ile işaretleyiniz.En uzak olan arıyı daire içine alınız.
4-)Sıralama
Sıralamayı nesneleri birbirinden ayıran özelliklerine göre düzenleme olarak tanımlayabiliriz.Sıralamada çocuklar, nesnelerin tek bir özelliğine göre derece derece değişimine (çubukları uzundan kısaya doğru dizme gibi) ya da belirli özelliklerin ardışık bir düzen içinde yinelenmesine dayalı mantıksal bir düzenleme yapmaktadırlar.
Funda’nın taktığı boncukları sayınız.Boncukları renk sırasına uygun boyayınız.
Resimlerin yıldızını oluş sırasına göre boyayınız.
Okul Öncesi Eğitimde Matematik Eğitimi
Gönderen
özlem
on 25 Aralık 2009 Cuma
/
Comments: (0)
Okul öncesi dönemde çocukların sağlıklı bir şekilde gelişimlerini sağlayabilmeleri için uyarıcı ortamın, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.Bu, çocukların yaratıcılıklarını geliştirebilmeleri açısından son derece önemlidir.
Anasınıflarında uyarıcı olarak köşeler vardır.Blok köşesi, evcilik köşesi, müzik köşesi, fen ve doğa köşesi, kukla köşesi, Atatürk köşesi ve oyuncak köşesi.Çocuklar bu köşelerde deneme-yanılma yaparak yaratıcılıklarını kullanırlar.Yeni bilgiler öğrenirler.Hayatı taklit ederek rol yaparlar ve tecrübe kazanırlar.
Bu köşelere matematik köşesinin de eklenmesi önerilmektedir.Matematik, çocukları mantıklı düşünmeye yöneltmektedir.Bu köşede çocuklar, basit matematik işlemleri yaparak, fen ve doğa ile ilgili malzemeleri inceleyerek ne işe yaradıkları hakkında ya da kullandıkları nesneleri farklı olarak nerede ve nasıl kullanabilecekleri hakkında fikir yürütürler.Nesneler üzerinde deneme-yanılma yoluyla yaratıcılıklarını geliştirirler.
Matematik eğitimi çocuğa neler kazandırır?
*Basit matematik işlemleri yapma,
*Gözlem yapma,
*Fikir yürütme,
*Beyin fırtınası yapma,
*Dikkatini toplayabilme,
*Algıladıklarını hatırlayabilme,
*Nesneleri çeşitli özelliklerine göre eşleştirebilme, gruplayabilme, sıralayabilme,
*Nesneleri ölçebilme, sayabilme,
*Geometrik şekilleri tanıyabilme,
*Zaman kavramı ,
*Parça –bütün ilişkisi kurabilme gibi beceriler kazandırır.
Anasınıflarında uyarıcı olarak köşeler vardır.Blok köşesi, evcilik köşesi, müzik köşesi, fen ve doğa köşesi, kukla köşesi, Atatürk köşesi ve oyuncak köşesi.Çocuklar bu köşelerde deneme-yanılma yaparak yaratıcılıklarını kullanırlar.Yeni bilgiler öğrenirler.Hayatı taklit ederek rol yaparlar ve tecrübe kazanırlar.
Bu köşelere matematik köşesinin de eklenmesi önerilmektedir.Matematik, çocukları mantıklı düşünmeye yöneltmektedir.Bu köşede çocuklar, basit matematik işlemleri yaparak, fen ve doğa ile ilgili malzemeleri inceleyerek ne işe yaradıkları hakkında ya da kullandıkları nesneleri farklı olarak nerede ve nasıl kullanabilecekleri hakkında fikir yürütürler.Nesneler üzerinde deneme-yanılma yoluyla yaratıcılıklarını geliştirirler.
Matematik eğitimi çocuğa neler kazandırır?
*Basit matematik işlemleri yapma,
*Gözlem yapma,
*Fikir yürütme,
*Beyin fırtınası yapma,
*Dikkatini toplayabilme,
*Algıladıklarını hatırlayabilme,
*Nesneleri çeşitli özelliklerine göre eşleştirebilme, gruplayabilme, sıralayabilme,
*Nesneleri ölçebilme, sayabilme,
*Geometrik şekilleri tanıyabilme,
*Zaman kavramı ,
*Parça –bütün ilişkisi kurabilme gibi beceriler kazandırır.
Müzik etkinliklerinin çocuğa yararları
Gönderen
özlem
on 23 Aralık 2009 Çarşamba
/
Comments: (0)
Bir anaokulu günlük etkinlik programında müzik çalışmaları önemli yer tutar.Programda müzik etinliklerini çeşitli şekillerde kullanabiliriz.Şarkı söyleme, basit şarkılar yaratma, ritim çalışmaları, müzikli dramatizasyon, yaratıcı dans gibi.Bunlar günlük planın temel etkinlikleri arasındadır.Bu etkinliklerin çocuklara pek çok alanda olumlu etkileri vardır.Bunlar:
*Çocuğun zihinsel ve dil gelişimine etkileri vardır.
*Çocuğun dikkatini toplamasını sağlar.
*Çocukta yaratıcı gücü uyandırır.
*Çocuğa başarı ve güven dygusunu verir.
*Çocukta ritim duygusunu geliştirir.
*Ses kontrolü ve nefesini doğru kullanma becerisi kazanır.
*Çocukta dinleme ve dinlediğini anlama becerisi kazanır.
*Çocuklara beraberlik ve bir gruba ait olma duygusu verir.
*Çocukların kendilerini ifade etmesine yardımcı olur.
*Çocukların sosyal uyum kazanmalarını sağlar.
*Çocuğun zihinsel ve dil gelişimine etkileri vardır.
*Çocuğun dikkatini toplamasını sağlar.
*Çocukta yaratıcı gücü uyandırır.
*Çocuğa başarı ve güven dygusunu verir.
*Çocukta ritim duygusunu geliştirir.
*Ses kontrolü ve nefesini doğru kullanma becerisi kazanır.
*Çocukta dinleme ve dinlediğini anlama becerisi kazanır.
*Çocuklara beraberlik ve bir gruba ait olma duygusu verir.
*Çocukların kendilerini ifade etmesine yardımcı olur.
*Çocukların sosyal uyum kazanmalarını sağlar.
3 yaş çocuğu gelişim ve oyuncak özellikleri
Gönderen
özlem
on 10 Kasım 2009 Salı
/
Comments: (0)

3 Yaş Çocuğu Gelişim ve Oyuncak Özellikleri
*Bu dönemde çocuğun hayal dünyasının gelişmesi ile birlikte taklit etmeye yönelik oyunlar oynamaya başladığı dönemdir.Çeşitli alanları taklit eden oyuncaklarla oynamaya yönelirler.örn:marangozluk,temizlik malzemeleri, bahçe aletleri,doktor araç gereçleri,manavcılık,kuaför seti,oda takımları,kuklalar.Oyuncak telefon ile konuşur,mutfakta yemek yapıyormuş gibi basit sanatsal faaliyetlere başlar.
*Çocukta yaratıcılığı geliştiren legolar,plastik-ahşap bloklar,yap-bozlar, parmak boyaları, oyun hamurları,pastel boyalarda zevk aldığı oyuncaklar arasındadır.
*Bu dönemde çocuk, ben-merkezcilikten yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.Oyunlarda gruplara dahil olmaya başlamıştır.
*Bu dönemde çocuk,kendisinden bağımsız bir dünyanın varlığını kabul etmiş ve kendini birey olarak görmeye başlamıştır.
*Benlik ve cinsiyet duygusu gelişmeye başlamıştır.
*Çevre, dünya,insan, hayvan gibi hemen hemen her konuda sorular sorarlar.
Serbest oyun.yapılanmış oyun ve model alma tekniklerinin anaokulna yeni başlayan çocuklarda görülen ayrılık kaygısının azaltılmasındaki etkileri
Gönderen
özlem
/
Comments: (0)
Hacettepe Vniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi
Yıl 1988 / Sayı 3 / ss. 99 - 104
SERBEST OYUN, YAPILANMIŞ OYUN VE MODEL ALMA
TEKNİKLERİNİN ANAOKULUNA YENİ BAŞLAYAN
ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN AYRıLıK KAYGıSıNıN
AZ AL TILMASINDAKİ ETKİLERİ
Dr. Yasemin AKMAN*
GİRİŞ
Anaokulu yaşantısının özellikle çocukların sosyal davranışları kazanmasındaki
hızlandırıcı etkileri bilinmektedir. Anaokulu yaşantısının,
daha sonraki gelişim dönemleri üzerindeki etkileriyle ilgili olarak yapılan
uzunlamasına araştırmaların sayısının sınırlı olmasına karşın; yapılan
bazı araştırmalar okul öncesi eğitim alan çocukların, almayanlara oranla
daha sonraki eğitim yıllarında daha yüksek akademik başarı gösterdiklerinP
ve sosyal yeterliliklerİnin daha fazla geli§tiğini2 ortaya koymuştur.
Özet olarak anaokulu yaşantısının kısa ve uzun sürede bili§sel ve psikososyal
geli§ime olumlu etkileri olduğu ifade edilebilir.
Çocukların anaokulunda geçirdikleri günlerden en üst düzeyde yarar
sağlayabilmeleri için öncelikle, okula uyum sağlayaQi.lmelerİ gereklidir.
Oysa, anaokuluna başlama yaşı olarak kabul edilen 3 yaşındaki çocuk,
henüz çevresindekilere, özellikle annesine büyük ölçüde bağımlı durumdadır.
İlginin üzerinde toplandığı, koruyucu ev ortamından, anaokuluna
geçİş ve oradaki çocuklardan "herhangi birisi" olmak, ilişki kurması
gerekenlerin sayısının birdenbire artması gibi etkenler; özetle kendisini
şimdiye kadar alışmış olduğundan çok farklı bir ortamda bulması, çocuğun
bir bocalama dönemi içine girmesine neden olur. Ortam deği§ikliğinin
getirdiği bocalamanın yanı sıra anneden, daha genel olarak da
'" Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi.
i. Farnworth, M., L. Scheweinhart, C. Berrveta. "Preschool Intervention School
Success and Delinquency in a High-Risk Samp1e of Youth". Auıerican Educatiow
Research Journalt 22, 1985. s. 445-464.
-Woodhead, M. "Preschool Education has Long-Term Effects; but can They be
Generalized?". Oxford Review of Education, i i: 2, 1985 s. 106.1 ıo.
2. Larsen, ].M. S.]. Hite ve C. Hart. "The Effect of Preschool on Educationally
Advantaged Children: First Phases of a Longitudinal Study". Intelligence, 7: 4,
1983. s. 345-352.
99
------
sevgi nesnesinden ayrılma çocuklarda, araştırmacılar tarafından ayrılık
kaygısı3 adı verilen duyguların da oluşmasına yol açmakta ve bunlar da
çocuğun uyumunun bozulmasına neden olmaktadırlar.
Araştırmacılar, anaokuluna başlanan ilk 15 günlük sÜre içinde
çocukta ortaya bazı uyum sorunlarının çıkmasının doğalolduğunu ifade
etmektedirler. Ancak uyumsuzluk döneminin 15 günü aşıp, uzaması,
aileden ya da okuldan kaynaklanan daha ciddi sorunların göstergesi
olabilmektedir.4 Bu duruma karşı önlem alınmaması ise, daha şiddetli
duygusal sorunların kaynağı olabilmektedir. Özellikle; anaokullarında
sıklıkla karşılaşılan bir durum olan, çocukların uzun süreli ve yoğun
olarak yaşadıkları ayrılık kaygısının, sonraki yıllarda okula devamı olanaksız
kılabilen okul korkusunun (school phobia) temeÜni oluşturduğu
öne sürülmüktedir.5
Çocuklarda ayrılık kaygısının giderilmesine yönelik olarak çeşidi
yöntemlerden yararlarulabilmektedir. Genelde çocukların duygusal
sorunlarının çözümünde başvurulan oyun tedavisi, ayrılık kaygısının
giderilmesinde de geçerli bir teknik olarak uygulanmaktadır.6 Ayrılık
kaygısının giderilmesine yönelik olarak hazırlanan oyun tekniklerinin
uygulanmasının da, çocukların anaokuluna uyum sürecini kısaltabiIeceği
ve ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilebileceği düşünülmüştür.
Bu araştırmada da, anaokuluna yeni başlayan ve yoğun ayrılık
kaygısı yaşayan çocukların ayrılık kaygılarımn azaltılmasında serbest
oyun, yapılanmış oyun ve model alma tekniklerinin etkileri incelenmiştir.
YÖNTEM
Anaokuluna yeni başlayan 3 ve 4 yaşlarındaki çocuklar arasındaki
ayrılık kaygısı mn gösterilme düzeyini bulmak amacıyla 114 kız, 117 erkek
olmak üzere toplam 231 çocuğun öğretmen,leri ve anne babalarına çocukların,
okula başlamalarından ortalama 15 gün sonra, ayrılık kaygısı
belirtisi olarak gösterebilecekleri davramşları içeren bir ayrılık kaygısı
ölçeği verilerek, çocukların bu ölçeğe göre değerlendirilmesi istenmiştir.
3. Bowlby, J. Separation Anxiety. AttacbDlent and Loss. (Vol II) New York:
Basie Books, 1973.
-Campbell, S.B. "Developmental Issuies in Child Anxiety". In R. Gittelman (Ed.)
Anxiety Disorders in Children. New York: Guilford Press, 1986.
4. Campbell, S.B. Ön. Ver., s. 145.
5. Sarason, B.S, K.S. Davidson, T.F. Ligthali, R.R. Waite ve B.K. Ruebush. AnDety
in EleDlentary School Children. New York: John Wiley and Sone. Ine., 1960.
6. ~los, M.E. ve S. Reiss. "Effeets of three Play Conditioning on Seperation Anxiety
in Young Children". Journal of Consulting and Clinical Psycbology, 50: 3,
1982. s. 389-395.
100
~~-- ---
Bu değerlendirme sonucu ortalama puanının 1 standart sapma üzerinde
kaygı puanı alan çocukların, ayrılık kaygısını yoğunolarak yaşadıkları
kabul edilmiştir.
Örnekleme alınan çocuklardan, en yüksek puanı alan .ı6 kız, 16
erkek toplam 32 çocuk, denek olarak seçilmişler ve ayrılık kaygısı puanları
ortalamaları birbirlerine benzeyen ve 4 kız, 4 erkekten oluşan dört
gruba ayrılmışlardır. Bu gruplardan üçü deney grubu olarak seçilmiş ve
herbirine ayrı birer oyun tekniği (serbest oyun, yapılanmış oyun ve model
alma) uygulanmış, biri ise kontrol grubu olmuştur.
Deneysel teknikler, bireysel oturumlar biçiminde haftada bir kez,
45 dakika olmak üzere 8 hafta süre ile uygulanmıştır. İlk oturumlarda,
öğretmen çocuğu oyun odasına getirmiş ve araştırmacıyı çocuğa tanıtmıştır.
Sonraki oturumlarda ise araştırmacı sınıfa giderek çocuğu almış ve
oyun odasına birlikte gitmişlerdir. Oturumların sonunda araştırmacı
çocuğa teşekkür ederek, çok güzel oynadığını söylemiş ve grubuna geri
götürmüştür.
Serbest oyun oturumIarında, serbest oyun terapileri sırasında uygulanan
kurallar çerçevesinde, denekler özgür bırakılarak, anaokulunu
anımsatan bir ortam içinde oynamaları sağlanmıştır. Yapılanmış oyun
oturumlarında da anaokulunu anımsatan bir ortam içinde deneklerin
oynaması sağlanmış, ancak oyunlar araştırmacı tarafından yönlendirilmiştir.
Model alma oturumlarında ise deneklere; anaokulunda ayrılık kaygısı
yaşayan ancak sonunda kaygılarının üstesinden gelerek, anaokulunda
mutlu olan çocuklarla ilgili öyküler anlatılmış ve öykülerle ilgili resimler
gösterilmiştir. Öyküler lJittikten sonra herbir öyküyle ilgili olarak deneklerle
tartışılmıştır. Kontrol grubuyla ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır.
Uygulamaların bitmesinden hemen sonra, deneklerin anne baba ve
öğretmenlerine ayrılık kaygısı ölçeği yeniden verilmiştir. Deneklerin
öntes~ ve sontest ayrılık kaygısı puanlanna (kız-erkek), (serbest oyunyapılanmış
oyun-model alma-kontrol koşulları), (öntest-sontest) düzeni
içinde 2x4x2 son faktörde tekrar ölçümlü desene uygun varyans analizi
uygulanmıştır.
BULGULAR
Oyun tekniklerinin ayrılık kaygısının azaltılmasında genelolarak
bir etkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak, eğer herhangi bir etki söz
konusu ise, bu etkinin oyun tekniğinin türüne bağlı olarak bir değişiklik
gösterip göstermediğini kontrol etmek amacı ile, öntest ve sontest ayrılık
kaygısı puanlarına uygulanan varyans analizi sonuçları Tablo I'de gösteriImiştir.
101
-------
Kareler Ortalama Önemlilik
Kaynak toplamı s.d. kare F Düzeyi
A (cinsiyet) 0.03 1 0.03 0.06 p> .05 Önemsiz
B (oyun türü) 8.60 3 2.87 6.31 p < .01 Önemli
A. x B 2.41 3 0.80 ı. 77 p> . 05 Önemsiz
Hata (gruplar arası) 10.92 24 0.45
C (öntest-sontest) 67.61 1 67.61 116.16 p < .01 Önemli
AxC 0.13 1 0.13 0.22 p> . 05 Önemsiz
BxC 8.29 3 2.76 4.75 p < .O1 Önemli
.NrBxC 1.48 3 0.50 0.85 p> .05 Önemsiz
Hata (Cxgrup içi) 13.97 24 0.58
Toplam 113 .44 63
TABLO i
SERBEST OYUN, YAPILANMIŞ OYUN VE MODEL ALMA TEKNİKLERİNİN
AYRıLıK KAYGıSıNıN AZAL TILMASINDAKİ ETKİLERİNE İLİşKİN
VARYANS ANALİzİ SONUÇLARI
Tablo I'den de izlenebileceği gibi, uygulanan varyans analizi sonundaayrılık
kaygısı puanları arasında önemli fark olduğu görülmü§tür;
F(24,1)= 116.6, P < .01. Öte yandan deneysel tekniklerin temel etkisi
F(24,3)= 6.31, p < .01) ve "deneysel teknikler" -"öntest sontestpuanları"
ortak etkileri de (F(24,3= 4.75, p < .01) önemli bulunmu§tur.
Cinsiyetin, deneysel tekniklerin etkisi üzerinde bir fark yaratmadığı da,
ara§tırmanın bulguları arasındadır.
Elde edilen bu bulgular, uygulanan oyun ve model alma tekniklerinin,
anaokuluna yeni ba§layan çocukların ayrılık kaygılarının azaltılmasında
etkili olduğunu göstermektedir~ Deneysel ko§ullardan herhangi
birisinin, ayrılık kaygısının azaltılmasında farklı bir etki ortaya
koyup koymadığı da incelenmi§ ve 3 deneysel grubun puan ortalamaları
Tukey testi ile kar§ıla§tırılmı§tır. Ancak yapılan kaqıla§tırmalar, uygulanan
tekniklerin ayrılık kaygısının azaltılmasındaki etkilerinin birbirle-
. rinden önemli derecelerde farklı olmadığını göstermekterir.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuçlar her üç oyun tekniğinin de ayrılık kaygısının azaltılmasında
etkisinin olduğunu, ancak oyunların etkileri arasında önemli bir fark
bulunmadığını göstermi§tir. Anaokuluna yeni ba§layan bir çocukta,
okulortamına uyum sağlayabilmek için, bir. yeti§kin ile teketek ili§ki
kurmak gereksiniminin ba§at olması, bu durumun nedenlerinden biri
olabilir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenleri ve çocukla
ilgili diğer personeli ayrılık kaygısı konusunda aydınlatmak, okulun açıldığı
ilk günlerde karşılaşılan sorunların azaltılmasında yardımcı olabilir.
102
---
------
Bu arada, özellikle anaokuluna yeni başlayançocukların teketek ilişkiye
daha fazla gereksinim duyduklarım vurgulamak da yerinde olacaktır.
Ancak bilindiği gibi, ökullarımızın çoğunda personel. azlığı nedeniyle,
gerekli old~ğunda teketek ilişki sağlanması herzaman kolay olmamaktadır.
Okullara yeterli sayıda yetişmiş nitelikli personel sağlanması en
istendik durum olmasına karşın; anaokullarının açıldığı ilk haftalar için,
önceden okula devam eden çocuk gruplarındakipersonelsayısını azaltarak
yeni başlayan gruptan sorumlu olanları desteklemek, geçici bir
çözüm olarak önerilebilir.
Öte yandan okulortamının düzenleniş biçimi de, çocuğun okula
uyumunda bir etken olmaktadır. Okulda uygulanan program içinde,
çocuğun özgürce oynayabileceği sürelerin bulunması, uyum açısından
önem taşımaktadır. Ayrılan bu süreler içinde çocuklar, istedikleri materyal
ya da etkinlikle ilgilenme olanağı da bulabilmelidirler.
Ku§kusuz, yukarıda sayılan önlemler, çocuklardaki ayrılık kaygısının
§iddetini azaltsa da, yine de yoğun ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarla
kar§ıla§ılacaktır. Bu durumlarda araştırmada kullamlan tekniklerden
birinin uygulamasımn yaralı olabileceği umulmaktadır. Bu teknikler
farklı düzenlemelerle, bireysel ya da grup halinde değişik yaş gruplarındaki
çocuklara uygulanabilir. İlkokula yeni başlayan çocuklar için de
ayrılık kaygısının bir sorun olabileceği çlikkate alınırsa, bu teknikler
ilkokullar için de yararlı olabilir. Öte yandan serbest oyun, yapılanmış
oyun ve model alma teknikleri ayrılık kaygısı yerine değişik psikososyal
sorunlara ya da kazandırılmak istenen değişik becerilere yönelik olarak da
uygulanabilir.
Doğalolarak bu tekniklerin yerinde ve etkili bir biçimde kullamlabilmesi,
özellikle çocukla çalışmak için yeti§tirilmi§ uzman personelin
varlığı ile büyük ölçüde ilişkilidir. Ancak, ülkemizde bu alana fazla önem
verilmemiş, özellikle de ilkokul ve okul öncesi düzeyde.ki çocuklarla çalışabilecek
çocuk psikoloğu, rehberlik uzmam gibi uzman personelin
sayısı çok kısıtlı kalmıştır. Üstelik, orta dereceli okullarda çok yeterli
olmamakla birlikte rehberlik servislerinin kurulmasına yönelik çalışmalar
olmasına karşılık ilkokul ve okul öncesi eğitim veren kuruluşlarda da;
çocuklara, ailelerine ve personele hizmet verecek rehberlik servislerinin
gerekliliğinden bile sözedilmemektedir. Oysa, kişiliğin temellerinin
atıldığı çocukluk çağlarım kapsayan rehberlik hizmetlerinin önemi tartı
§maya yer bırakmayacak kadar açıktır. Öncelikle, anaokulu ve ilkokul
öğrencilerinin psikososyal geli§me ve uyumlarına yardımcı olacak nitelikli
uzman yetiştirecek yüksek eğitim kurumlarının sayısının artırılması ve
çocuklarla çalışabilecek yetenek ve becerilerle donatılmış uzman per-
103
sonelin,. okullarda yaygın bir biçimde görevalmaya ba§laması, sağlıklı
nesillerin yetiştirilmesinde uzun sürede önemli bir adım olacaktır. Daha
kısa sürede gerçekle§ebilecek ve çocukların psikososyal geli§imlerine
katkıda bulunabilecek bir giri§im olarak da, çocuklarla çalı§acak öğretmen
yeti§tiren kurumlarda çocukların bili§sel, psikososyal özelliklerini
i§leyen derslerin de ağırlıkta olması, uygulayarak ve gözleyçre~ öğrenme
olanaklarının arttırılması önerile bilir.
104
- -
---~._---_..__._-----
Yıl 1988 / Sayı 3 / ss. 99 - 104
SERBEST OYUN, YAPILANMIŞ OYUN VE MODEL ALMA
TEKNİKLERİNİN ANAOKULUNA YENİ BAŞLAYAN
ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN AYRıLıK KAYGıSıNıN
AZ AL TILMASINDAKİ ETKİLERİ
Dr. Yasemin AKMAN*
GİRİŞ
Anaokulu yaşantısının özellikle çocukların sosyal davranışları kazanmasındaki
hızlandırıcı etkileri bilinmektedir. Anaokulu yaşantısının,
daha sonraki gelişim dönemleri üzerindeki etkileriyle ilgili olarak yapılan
uzunlamasına araştırmaların sayısının sınırlı olmasına karşın; yapılan
bazı araştırmalar okul öncesi eğitim alan çocukların, almayanlara oranla
daha sonraki eğitim yıllarında daha yüksek akademik başarı gösterdiklerinP
ve sosyal yeterliliklerİnin daha fazla geli§tiğini2 ortaya koymuştur.
Özet olarak anaokulu yaşantısının kısa ve uzun sürede bili§sel ve psikososyal
geli§ime olumlu etkileri olduğu ifade edilebilir.
Çocukların anaokulunda geçirdikleri günlerden en üst düzeyde yarar
sağlayabilmeleri için öncelikle, okula uyum sağlayaQi.lmelerİ gereklidir.
Oysa, anaokuluna başlama yaşı olarak kabul edilen 3 yaşındaki çocuk,
henüz çevresindekilere, özellikle annesine büyük ölçüde bağımlı durumdadır.
İlginin üzerinde toplandığı, koruyucu ev ortamından, anaokuluna
geçİş ve oradaki çocuklardan "herhangi birisi" olmak, ilişki kurması
gerekenlerin sayısının birdenbire artması gibi etkenler; özetle kendisini
şimdiye kadar alışmış olduğundan çok farklı bir ortamda bulması, çocuğun
bir bocalama dönemi içine girmesine neden olur. Ortam deği§ikliğinin
getirdiği bocalamanın yanı sıra anneden, daha genel olarak da
'" Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi.
i. Farnworth, M., L. Scheweinhart, C. Berrveta. "Preschool Intervention School
Success and Delinquency in a High-Risk Samp1e of Youth". Auıerican Educatiow
Research Journalt 22, 1985. s. 445-464.
-Woodhead, M. "Preschool Education has Long-Term Effects; but can They be
Generalized?". Oxford Review of Education, i i: 2, 1985 s. 106.1 ıo.
2. Larsen, ].M. S.]. Hite ve C. Hart. "The Effect of Preschool on Educationally
Advantaged Children: First Phases of a Longitudinal Study". Intelligence, 7: 4,
1983. s. 345-352.
99
------
sevgi nesnesinden ayrılma çocuklarda, araştırmacılar tarafından ayrılık
kaygısı3 adı verilen duyguların da oluşmasına yol açmakta ve bunlar da
çocuğun uyumunun bozulmasına neden olmaktadırlar.
Araştırmacılar, anaokuluna başlanan ilk 15 günlük sÜre içinde
çocukta ortaya bazı uyum sorunlarının çıkmasının doğalolduğunu ifade
etmektedirler. Ancak uyumsuzluk döneminin 15 günü aşıp, uzaması,
aileden ya da okuldan kaynaklanan daha ciddi sorunların göstergesi
olabilmektedir.4 Bu duruma karşı önlem alınmaması ise, daha şiddetli
duygusal sorunların kaynağı olabilmektedir. Özellikle; anaokullarında
sıklıkla karşılaşılan bir durum olan, çocukların uzun süreli ve yoğun
olarak yaşadıkları ayrılık kaygısının, sonraki yıllarda okula devamı olanaksız
kılabilen okul korkusunun (school phobia) temeÜni oluşturduğu
öne sürülmüktedir.5
Çocuklarda ayrılık kaygısının giderilmesine yönelik olarak çeşidi
yöntemlerden yararlarulabilmektedir. Genelde çocukların duygusal
sorunlarının çözümünde başvurulan oyun tedavisi, ayrılık kaygısının
giderilmesinde de geçerli bir teknik olarak uygulanmaktadır.6 Ayrılık
kaygısının giderilmesine yönelik olarak hazırlanan oyun tekniklerinin
uygulanmasının da, çocukların anaokuluna uyum sürecini kısaltabiIeceği
ve ileride ortaya çıkabilecek sorunların önüne geçilebileceği düşünülmüştür.
Bu araştırmada da, anaokuluna yeni başlayan ve yoğun ayrılık
kaygısı yaşayan çocukların ayrılık kaygılarımn azaltılmasında serbest
oyun, yapılanmış oyun ve model alma tekniklerinin etkileri incelenmiştir.
YÖNTEM
Anaokuluna yeni başlayan 3 ve 4 yaşlarındaki çocuklar arasındaki
ayrılık kaygısı mn gösterilme düzeyini bulmak amacıyla 114 kız, 117 erkek
olmak üzere toplam 231 çocuğun öğretmen,leri ve anne babalarına çocukların,
okula başlamalarından ortalama 15 gün sonra, ayrılık kaygısı
belirtisi olarak gösterebilecekleri davramşları içeren bir ayrılık kaygısı
ölçeği verilerek, çocukların bu ölçeğe göre değerlendirilmesi istenmiştir.
3. Bowlby, J. Separation Anxiety. AttacbDlent and Loss. (Vol II) New York:
Basie Books, 1973.
-Campbell, S.B. "Developmental Issuies in Child Anxiety". In R. Gittelman (Ed.)
Anxiety Disorders in Children. New York: Guilford Press, 1986.
4. Campbell, S.B. Ön. Ver., s. 145.
5. Sarason, B.S, K.S. Davidson, T.F. Ligthali, R.R. Waite ve B.K. Ruebush. AnDety
in EleDlentary School Children. New York: John Wiley and Sone. Ine., 1960.
6. ~los, M.E. ve S. Reiss. "Effeets of three Play Conditioning on Seperation Anxiety
in Young Children". Journal of Consulting and Clinical Psycbology, 50: 3,
1982. s. 389-395.
100
~~-- ---
Bu değerlendirme sonucu ortalama puanının 1 standart sapma üzerinde
kaygı puanı alan çocukların, ayrılık kaygısını yoğunolarak yaşadıkları
kabul edilmiştir.
Örnekleme alınan çocuklardan, en yüksek puanı alan .ı6 kız, 16
erkek toplam 32 çocuk, denek olarak seçilmişler ve ayrılık kaygısı puanları
ortalamaları birbirlerine benzeyen ve 4 kız, 4 erkekten oluşan dört
gruba ayrılmışlardır. Bu gruplardan üçü deney grubu olarak seçilmiş ve
herbirine ayrı birer oyun tekniği (serbest oyun, yapılanmış oyun ve model
alma) uygulanmış, biri ise kontrol grubu olmuştur.
Deneysel teknikler, bireysel oturumlar biçiminde haftada bir kez,
45 dakika olmak üzere 8 hafta süre ile uygulanmıştır. İlk oturumlarda,
öğretmen çocuğu oyun odasına getirmiş ve araştırmacıyı çocuğa tanıtmıştır.
Sonraki oturumlarda ise araştırmacı sınıfa giderek çocuğu almış ve
oyun odasına birlikte gitmişlerdir. Oturumların sonunda araştırmacı
çocuğa teşekkür ederek, çok güzel oynadığını söylemiş ve grubuna geri
götürmüştür.
Serbest oyun oturumIarında, serbest oyun terapileri sırasında uygulanan
kurallar çerçevesinde, denekler özgür bırakılarak, anaokulunu
anımsatan bir ortam içinde oynamaları sağlanmıştır. Yapılanmış oyun
oturumlarında da anaokulunu anımsatan bir ortam içinde deneklerin
oynaması sağlanmış, ancak oyunlar araştırmacı tarafından yönlendirilmiştir.
Model alma oturumlarında ise deneklere; anaokulunda ayrılık kaygısı
yaşayan ancak sonunda kaygılarının üstesinden gelerek, anaokulunda
mutlu olan çocuklarla ilgili öyküler anlatılmış ve öykülerle ilgili resimler
gösterilmiştir. Öyküler lJittikten sonra herbir öyküyle ilgili olarak deneklerle
tartışılmıştır. Kontrol grubuyla ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır.
Uygulamaların bitmesinden hemen sonra, deneklerin anne baba ve
öğretmenlerine ayrılık kaygısı ölçeği yeniden verilmiştir. Deneklerin
öntes~ ve sontest ayrılık kaygısı puanlanna (kız-erkek), (serbest oyunyapılanmış
oyun-model alma-kontrol koşulları), (öntest-sontest) düzeni
içinde 2x4x2 son faktörde tekrar ölçümlü desene uygun varyans analizi
uygulanmıştır.
BULGULAR
Oyun tekniklerinin ayrılık kaygısının azaltılmasında genelolarak
bir etkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak, eğer herhangi bir etki söz
konusu ise, bu etkinin oyun tekniğinin türüne bağlı olarak bir değişiklik
gösterip göstermediğini kontrol etmek amacı ile, öntest ve sontest ayrılık
kaygısı puanlarına uygulanan varyans analizi sonuçları Tablo I'de gösteriImiştir.
101
-------
Kareler Ortalama Önemlilik
Kaynak toplamı s.d. kare F Düzeyi
A (cinsiyet) 0.03 1 0.03 0.06 p> .05 Önemsiz
B (oyun türü) 8.60 3 2.87 6.31 p < .01 Önemli
A. x B 2.41 3 0.80 ı. 77 p> . 05 Önemsiz
Hata (gruplar arası) 10.92 24 0.45
C (öntest-sontest) 67.61 1 67.61 116.16 p < .01 Önemli
AxC 0.13 1 0.13 0.22 p> . 05 Önemsiz
BxC 8.29 3 2.76 4.75 p < .O1 Önemli
.NrBxC 1.48 3 0.50 0.85 p> .05 Önemsiz
Hata (Cxgrup içi) 13.97 24 0.58
Toplam 113 .44 63
TABLO i
SERBEST OYUN, YAPILANMIŞ OYUN VE MODEL ALMA TEKNİKLERİNİN
AYRıLıK KAYGıSıNıN AZAL TILMASINDAKİ ETKİLERİNE İLİşKİN
VARYANS ANALİzİ SONUÇLARI
Tablo I'den de izlenebileceği gibi, uygulanan varyans analizi sonundaayrılık
kaygısı puanları arasında önemli fark olduğu görülmü§tür;
F(24,1)= 116.6, P < .01. Öte yandan deneysel tekniklerin temel etkisi
F(24,3)= 6.31, p < .01) ve "deneysel teknikler" -"öntest sontestpuanları"
ortak etkileri de (F(24,3= 4.75, p < .01) önemli bulunmu§tur.
Cinsiyetin, deneysel tekniklerin etkisi üzerinde bir fark yaratmadığı da,
ara§tırmanın bulguları arasındadır.
Elde edilen bu bulgular, uygulanan oyun ve model alma tekniklerinin,
anaokuluna yeni ba§layan çocukların ayrılık kaygılarının azaltılmasında
etkili olduğunu göstermektedir~ Deneysel ko§ullardan herhangi
birisinin, ayrılık kaygısının azaltılmasında farklı bir etki ortaya
koyup koymadığı da incelenmi§ ve 3 deneysel grubun puan ortalamaları
Tukey testi ile kar§ıla§tırılmı§tır. Ancak yapılan kaqıla§tırmalar, uygulanan
tekniklerin ayrılık kaygısının azaltılmasındaki etkilerinin birbirle-
. rinden önemli derecelerde farklı olmadığını göstermekterir.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Sonuçlar her üç oyun tekniğinin de ayrılık kaygısının azaltılmasında
etkisinin olduğunu, ancak oyunların etkileri arasında önemli bir fark
bulunmadığını göstermi§tir. Anaokuluna yeni ba§layan bir çocukta,
okulortamına uyum sağlayabilmek için, bir. yeti§kin ile teketek ili§ki
kurmak gereksiniminin ba§at olması, bu durumun nedenlerinden biri
olabilir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenleri ve çocukla
ilgili diğer personeli ayrılık kaygısı konusunda aydınlatmak, okulun açıldığı
ilk günlerde karşılaşılan sorunların azaltılmasında yardımcı olabilir.
102
---
------
Bu arada, özellikle anaokuluna yeni başlayançocukların teketek ilişkiye
daha fazla gereksinim duyduklarım vurgulamak da yerinde olacaktır.
Ancak bilindiği gibi, ökullarımızın çoğunda personel. azlığı nedeniyle,
gerekli old~ğunda teketek ilişki sağlanması herzaman kolay olmamaktadır.
Okullara yeterli sayıda yetişmiş nitelikli personel sağlanması en
istendik durum olmasına karşın; anaokullarının açıldığı ilk haftalar için,
önceden okula devam eden çocuk gruplarındakipersonelsayısını azaltarak
yeni başlayan gruptan sorumlu olanları desteklemek, geçici bir
çözüm olarak önerilebilir.
Öte yandan okulortamının düzenleniş biçimi de, çocuğun okula
uyumunda bir etken olmaktadır. Okulda uygulanan program içinde,
çocuğun özgürce oynayabileceği sürelerin bulunması, uyum açısından
önem taşımaktadır. Ayrılan bu süreler içinde çocuklar, istedikleri materyal
ya da etkinlikle ilgilenme olanağı da bulabilmelidirler.
Ku§kusuz, yukarıda sayılan önlemler, çocuklardaki ayrılık kaygısının
§iddetini azaltsa da, yine de yoğun ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarla
kar§ıla§ılacaktır. Bu durumlarda araştırmada kullamlan tekniklerden
birinin uygulamasımn yaralı olabileceği umulmaktadır. Bu teknikler
farklı düzenlemelerle, bireysel ya da grup halinde değişik yaş gruplarındaki
çocuklara uygulanabilir. İlkokula yeni başlayan çocuklar için de
ayrılık kaygısının bir sorun olabileceği çlikkate alınırsa, bu teknikler
ilkokullar için de yararlı olabilir. Öte yandan serbest oyun, yapılanmış
oyun ve model alma teknikleri ayrılık kaygısı yerine değişik psikososyal
sorunlara ya da kazandırılmak istenen değişik becerilere yönelik olarak da
uygulanabilir.
Doğalolarak bu tekniklerin yerinde ve etkili bir biçimde kullamlabilmesi,
özellikle çocukla çalışmak için yeti§tirilmi§ uzman personelin
varlığı ile büyük ölçüde ilişkilidir. Ancak, ülkemizde bu alana fazla önem
verilmemiş, özellikle de ilkokul ve okul öncesi düzeyde.ki çocuklarla çalışabilecek
çocuk psikoloğu, rehberlik uzmam gibi uzman personelin
sayısı çok kısıtlı kalmıştır. Üstelik, orta dereceli okullarda çok yeterli
olmamakla birlikte rehberlik servislerinin kurulmasına yönelik çalışmalar
olmasına karşılık ilkokul ve okul öncesi eğitim veren kuruluşlarda da;
çocuklara, ailelerine ve personele hizmet verecek rehberlik servislerinin
gerekliliğinden bile sözedilmemektedir. Oysa, kişiliğin temellerinin
atıldığı çocukluk çağlarım kapsayan rehberlik hizmetlerinin önemi tartı
§maya yer bırakmayacak kadar açıktır. Öncelikle, anaokulu ve ilkokul
öğrencilerinin psikososyal geli§me ve uyumlarına yardımcı olacak nitelikli
uzman yetiştirecek yüksek eğitim kurumlarının sayısının artırılması ve
çocuklarla çalışabilecek yetenek ve becerilerle donatılmış uzman per-
103
sonelin,. okullarda yaygın bir biçimde görevalmaya ba§laması, sağlıklı
nesillerin yetiştirilmesinde uzun sürede önemli bir adım olacaktır. Daha
kısa sürede gerçekle§ebilecek ve çocukların psikososyal geli§imlerine
katkıda bulunabilecek bir giri§im olarak da, çocuklarla çalı§acak öğretmen
yeti§tiren kurumlarda çocukların bili§sel, psikososyal özelliklerini
i§leyen derslerin de ağırlıkta olması, uygulayarak ve gözleyçre~ öğrenme
olanaklarının arttırılması önerile bilir.
104
- -
---~._---_..__._-----
Yapılandırıcı Öğrenme Kuramı
Gönderen
özlem
on 20 Ekim 2009 Salı
/
Comments: (0)
Öğrenme-öğretme sürecinin doğasını açıklamak için son yıllarda ortaya atılan ve en çok savunulan
kuramlardan birisi de yapılandırıcı öğrenme kuramıdır. Bu kuram, öğrenenlerin bilgiyi nasıl
öğrendiklerine dayalı olarak gelişmeye başlamasına rağmen zamanla, öğrenenlerin bilgiyi nasıl
yapılandırdıklarına ilişkin bir yaklaşım hâline dönüşmüştür. Yapılandırıcı öğrenme kuramında
bilginin tekrarı değil, bilginin transferi ve yeniden yapılandırılması söz konusudur. Bu kuramda
öğrenenler, bilgiyi olduğu gibi kabul etmezler. Sadece okumak ve dinlemek yerine, tartışarak,
fikirlerini savunarak, hipotez kurarak, sorgulayarak ve fikirlerini paylaşarak öğrenme sürecine
etkin olarak katılırlar. Böylelikle, yapılandırıcı öğrenme kuramında öğrenci, bilgiyi pasif olarak
edinmekten ziyade aktif bir role sahiptir. Önemli olan, öğrencinin bilgiden nasıl bir anlam
çıkardığıdır. Bu nedenle yapılandırıcı yaklaşımda, merkezde öğrenci vardır. Öğretim, yöntem ve
teknikleri yönünden temelde bilişsel bir yaklaşıma sahip olan yapılandırıcı öğrenme kuramı,
öğrenenlerin önceden yapılanmış bilgi ve deneyimlerini kullanarak yeni karşılaştıkları durumlara
anlam verdikleri, yeni bilgileri, var olanlarla bütünleştirdikleri bir süreçtir. Böylelikle, öğrenciler,
öğrenme sürecinde aktif ve özerk olurlar. Kendi kendilerine karar verebilirler. Öğrenmek için
isteklidirler ve bilgi, kendileri tarafından inşa edilir.
Yapılandırıcı öğrenme kuramının beş temel ilkesi şu şekilde özetlenebilir:
1. Konuyu öğrencilerin ilgisini çekebilecek şekilde planlamak
2. Öğrenmeyi, önce detay bilgileri inceleyerek değil en genel kavramlarla yapılandırmak
3. Öğrencilerin, fikirlerini açıklamalarına fırsat vererek ve onları dinleyerek bireysel görüşlerini
ortaya çıkarmak ve bu görüşlere değer vermek
4. Öğrencilerin görüş ve düşüncelerine göre eğitim programlarını değiştirmek
5. Öğrenmelerin değerlendirilmesini kesintisiz bir süreç olarak görmek.
KAYNAK: http://bep.meb.gov.tr
kuramlardan birisi de yapılandırıcı öğrenme kuramıdır. Bu kuram, öğrenenlerin bilgiyi nasıl
öğrendiklerine dayalı olarak gelişmeye başlamasına rağmen zamanla, öğrenenlerin bilgiyi nasıl
yapılandırdıklarına ilişkin bir yaklaşım hâline dönüşmüştür. Yapılandırıcı öğrenme kuramında
bilginin tekrarı değil, bilginin transferi ve yeniden yapılandırılması söz konusudur. Bu kuramda
öğrenenler, bilgiyi olduğu gibi kabul etmezler. Sadece okumak ve dinlemek yerine, tartışarak,
fikirlerini savunarak, hipotez kurarak, sorgulayarak ve fikirlerini paylaşarak öğrenme sürecine
etkin olarak katılırlar. Böylelikle, yapılandırıcı öğrenme kuramında öğrenci, bilgiyi pasif olarak
edinmekten ziyade aktif bir role sahiptir. Önemli olan, öğrencinin bilgiden nasıl bir anlam
çıkardığıdır. Bu nedenle yapılandırıcı yaklaşımda, merkezde öğrenci vardır. Öğretim, yöntem ve
teknikleri yönünden temelde bilişsel bir yaklaşıma sahip olan yapılandırıcı öğrenme kuramı,
öğrenenlerin önceden yapılanmış bilgi ve deneyimlerini kullanarak yeni karşılaştıkları durumlara
anlam verdikleri, yeni bilgileri, var olanlarla bütünleştirdikleri bir süreçtir. Böylelikle, öğrenciler,
öğrenme sürecinde aktif ve özerk olurlar. Kendi kendilerine karar verebilirler. Öğrenmek için
isteklidirler ve bilgi, kendileri tarafından inşa edilir.
Yapılandırıcı öğrenme kuramının beş temel ilkesi şu şekilde özetlenebilir:
1. Konuyu öğrencilerin ilgisini çekebilecek şekilde planlamak
2. Öğrenmeyi, önce detay bilgileri inceleyerek değil en genel kavramlarla yapılandırmak
3. Öğrencilerin, fikirlerini açıklamalarına fırsat vererek ve onları dinleyerek bireysel görüşlerini
ortaya çıkarmak ve bu görüşlere değer vermek
4. Öğrencilerin görüş ve düşüncelerine göre eğitim programlarını değiştirmek
5. Öğrenmelerin değerlendirilmesini kesintisiz bir süreç olarak görmek.
KAYNAK: http://bep.meb.gov.tr
